Uploader: Luca
Country: Hungary
Uploaded: Jul 23, 2018
Price: Free
Rating: Based on 1 user ratings

Please, verify you are not robot to load rest of pages

download uykusuz dergi pdf

The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication - TOJDAC July 2013 Volume 3 Issue 3  
TÜRKİYE’DE KARİKATÜRÜN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ:
UYKUSUZ DERGİSİ
Bahadır UÇAN
İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Tasarımı Bölümü
ABSTRACT
Years of 2000’s can be defined as “digital age.” In this digital age, it is seen that digitalization creates
new concepts and approaches and it even affects our daily lifes. Changes have seen on different areas
of art both on style and contentment with digitalization. In this study,it is aimed to underline
digitalization, to investigate its effects on the world of cartoons which are caricature, homour and the
articles and to comment on what digitalization brings. As a popular caricature magazine in Turkey
Uykusuz is selected to contrast the differences of published Uykusuz and the digitalized one that can
be read on its official facebook fan page.
Keywords: Caricature, digitalization , homour, article
GİRİŞ
Bilgisayar teknolojisinin 1980’lerde gelişmeye başlaması ve sonrası, grafiğin gelişimini
hızlandırmıştır. Bilgisayar teknolojilerindeki gelişimi ve bilişimi anlayabilmek için öncelikle
dijitalleşmeyi kavramak gerekir. Dijitalleşme, bilişimin ve bilgisayar teknolojilerinin temelini
oluşturan bir süreçtir. Shannon-Weaver’ın Bell Araştırma Ensititüsü’nde yaptığı çalışmalar
doğrultusunda geliştirdiği “Enformasyon Kuramı” ile iletişim, 0 ve 1’ler aracılığıyla ifade edilmiş,
iletişim bir bilim dalı olarak oluşmaya başlamıştır. Sistemlerin 0 ve 1’ler aracılığıyla ifadesi, bilişimin
ve bilgisayar teknolojilerinin temelini oluşturmaktadır. Farklı kavramlar olmakla birlikte dijitalleşme
ve bilişim birlikte gelişen kavramlardır.
Bilgisayar teknolojisinin gelişim gösterdiği, dijitalleşmenin hayatımızın önemli bir gerçeği haline
geldiği 2000’li yıllar “ dijital yüzyıl” olarak tanımlanabilir. Dijitalleşme sonrası dönem, yeni medya ve
etkileri insanların gündelik yaşamlarını değiştirdiği gibi, sanatta da yeniliklere ve değişimlere sebep
olmuştur. Karikatür sanatı dijital dönüşümle birlikte başka bir hal almış, kimlik değiştirmiş, mizah
dergilerinin bayii bazında satışları düşerken-özellikle Oğuz Aral dönemine kıyasla- mizah dergileri
internette yayılmaya başlamış, gerek sosyal paylaşım sitelerinde, gerekse e-dergi formatında insanlarla
buluşmaya başlamıştır. Eski Gırgır döneminin “elle okuma” alışkanlıkları, yerini dijital dergilere
bırakmaya başlamış ve karikatür, yeni medyanın önemli unsurlarından biri olmuştur.
Bu çalışmada Türkiye’deki mizah ve karikatürün dijitalliğe geçişi seçilmiş olan örneklem bağlamında
irdelenmektedir. Türkiye’nin en popüler mizah dergilerinden olan Uykusuz Dergisi’nin basılı
formatıyla sosyal medyadaki “dijital” hali karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sanat ve teknoloji
ilişkisi üzerinden, karikatür ve mizahın Türkiye’deki geleceği üzerine, geçmişi ve bugünü
değerlendirilerek varsayımlarda bulunmak amaçlanmaktadır.
İLETİŞİM SÜRECİNDE KARİKATÜR
İletişim süreci, iletişim düzeninin yapısı içinde karşılıklı ilişkiler kurulma biçimini anlatan süreçtir.
İletişim sürecinde en az iki kişinin varlığı gerekir; bu kişilerden biri mesajı gönderen, diğeri ise mesajı
alandır1. İletişim temelde düşüncelerini belli kodlamalarla gönderen bir gönderici ile bu kodlamaları
çözüp algılayan bir alıcıyı gerekli kılar. Bu sürecin amacı, göndericinin düşüncelerini alıcıda
oluşturmaktır. İletişim konusu olan şey, alıcının duyu organlarını harekete geçirecek biçimde bir dizi
kodlamayı içermektedir2. Bu içeriğin her zaman fiziksel, sosyal, psikolojik özellikleri bulunur. Söz
konusu özellikler gerek göndericilerin, gerek alıcıların davranışlarını belirleyip, somut eylemlere
                                                                                                                       
1
2
Sabuncuoğlu Z., Tüz M. (1998,İstanbul). “Örgütsel Psikoloji”, Alfa Basım Yayım Dağıtım, s.54
http://www.odevsel.com/egitim/2740/iletisim-kavraminin-tanimi-ve-onemi.html, erişim tarihi 02.04.2013
Copyright © The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication  
41  
The Turkish Online Journal of Design, Art and Communication - TOJDAC July 2013 Volume 3 Issue 3  
dönüşmesini sağlamaktadır. İletişimin en önemli sorunu, çoğu kez ortaya çıkan belirsizliktir. Ortama
ilişkin bir belirsizlik ya da açıklığın olmayışı göndericiler ve alıcılar arasında gerilim yaratmaktadır3.
İletişim sürecinde dört önemli öğe vardır:
Gönderici: Mesajı ileten insan ya da insan gruplarıdır. Göndericinin işlevi, gönderilecek mesajın önce
saptanması, sonra anlaşılır nitelikte olmasına özen göstermektir. Göndericinin ilettiği mesajın sağlıklı
olması için her şeyden önce kendi bilinçli varlığı ile bilinçaltı varlığı arsında bir dengenin bulunması
gerekir. Öte yandan gönderici ilettiği mesajın önemine inanmalı ve bunu belirli bir amaç için
yaptığının bilincinde olmalıdır.
Mesaj: Burada iki nokta önem taşır; mesajın dili ve mesajın içeriği. Mesajın dili, alıcı tarafından
zorlanmaksızın anlaşılabilir, açık, net ve kesin nitelik taşımasını ifade eder. Mesajın içeriği ise,
iletilmek istenen bilgi ve düşüncenin ele alınış biçimidir. Bu bilgi ve düşüncelerin hiçbir yanlış
yoruma yol açmayacak sistematik bir şekilde aktarılması gerekir. Özellikle alıcının eğitsel ve sosyal
düzeyi ve diğer özelliklerine uygun içerikte bir mesaj hazırlanmasına özen gösterilmelidir.
Kanal: Mesajın alıcıya iletildiği yoldur. Mesajın iletilmesinde kullanılan iletişim araçları aynı zamanda
kanal işlevini üstlenir. Bunlar göze, kulağa ve diğer duyu organlarına hitap edebilir. İletişim kanalında
fiziksel ve psikolojik parazitler olmamasına ya da varsa bunların giderilmesine dikkat edilmelidir.
Alıcı: İletişim sürecinin son aşaması alıcıdır. Bir kişi ya da bir grup olabilir. Alıcı gelen mesajı kendi
anlayış yeteneğine ve biraz da çıkarlarına uygun biçimde değerlendirir. Pozisyonu genelde pasiftir.
Aldığı mesajı kaynağına iletirse aktif pozisyona geçer. Alıcının başarı olasılığı önyargılardan uzak ve
objektif biçimde mesajı değerlemesine bağlıdır2.
İletişim sürecinde karikatüre değinecek olursak, karikatür bir iletişim dili olarak tüm öğeleri içinde
barındırmaktadır. Karikatür çizen kişi ya da karikatürist gönderici konumundadır. Oluşturduğu eser
yani karikatür bir mesaj içerir. Aktarılmak istenen düşünce, mesajın kendisini oluşturur. Karikatürde
mesaj, bir durumu çarpıtarak gülünç hale getirme ya da bir kavram üzerine okuyucunun düşünmesini
sağlama şeklinde olabilir. Karikatürde kanal ya da iletişim araçları, basılı formatlar (dergi, gazete
karikatürleri, kitap, albüm,vb.) olabildiği gibi günümüzde daha yaygın kullanılan dijital formatlar da
(e-dergiler, internet, facebook sayfaları,vb) olabilmektedir. Mesaj, karikatürde görsel anlatım yoluyla
verilmektedir. Alıcı, karikatürün okuyucusudur. Karikatürün alıcıda bıraktığı etki, okuyucuların profili
ve karikatürde anlatımın başarısıyla değişebilmektedir.
ENFORMASYON KURAMI
İletişimin bir bilim olarak kabul edildiği 20. yüzyılın en temel kuramlarından biri Shannon-Weaver
Modeli’dir. Shannon-Weaver ilk defa iletişimin matematiksel olarak açıklanabileceğini göstermiştir.
Kitle iletişim kuramları açısından oldukça önemli olan bu model, sadece insan iletişiminin değil,
elektronik iletişiminin de öncü modellerinden biri olmaktadır. Günümüzde bilgisayar ve elektronik
gibi sayısal disiplinlerinin de ilgisini gösterdiği bu modelin, kitle iletişimi açısından yarattığı etkiyi
incelemek gerekir.
Shannon-Weaver modeli, Enformasyon Kuramı veya Matematiksel İletişim Kuramı olarak da
isimlendirilmektedir. Bu modeli, 1949 yılında Claude Elwood Shannon (1916-2001) ve Warren
Weaver (1894-1978) ortaklaşa yaptıkları bir çalışmayla bulmuşlardır. Bu iki isim aslında matematik
ve elektronik gibi alanlarda çalışma yapıyorlardı, ancak 2. Dünya Savaşı ve sonrasında yaptıkları
çalışmalar, kitle iletişimine yön verdi4.
Shannon ve Weaver’ın çalışmaları Ana Akım İletişimi olarak değerlendirilmektedir. Harold Dwight
Lasswell tarafından ortaya atılan “Lasswell Modeli” gibi bu modelde pozitivizmin deneyci bilim
anlayışından oldukça etkilenmiştir. Bu açıdan bakıldığında tüm bu ana akım modelleri, kendinden
                                                                                                                       
3
Aşkun, İ., (1976, Eskişehir). “ İşgören Değerlemesi”, Eskişehir Ticari ve İdari İlimler Akademisi Yay., s.13-14
 http://www.onurcoban.com/2011/09/shannon-weaver-modeli.html, erişim tarihi 02.04.2013